Sonuçlar 1 to 4 of 4

Konu: See-Ro (Görüntü Aktaran Robot )

  1. #1
    UFB16
    Guest

    Default See-Ro (Görüntü Aktaran Robot )

    See-Ro (Görüntü Aktaran Robot )

    Bu proje ile MEB in proje yarışmasına katıldım..Okulda yaptığım bir projeydi..Yaklaşık 1 günde bitirdim...Projede genellikle hazır modüller tercih ettim.Kablosuz kamera ve uzaktan kumandalı arabayı hazır aldım ve transistor lü bir anahtarlama devresi yaparak araba kontrolünü bilgisayardan olmasını sağladım, birde robotun ön kısmına ultraparlak ledlerle aydınlatma sistemi yaptım oda faydalı oldu.Robot bilgisayarın TV kartı aracılığı ile yada direkt televizyonun skart girişinden görüntüyü televizyona yada bilgisayara aktarıyor ve bilgisayar ile kontrol ediliyor.
    Robotta kullandığım kameranın özellikleri ;

    • 1.2 GHz Frekans kullanım
    • Kapalı alan: 150 metre, Açık alan: 300 metre maksimum kapsama alanı
    • 380 TV line satır, Renkli yüksek çözünürlük

    SpyCam ile Görüntü Aktarımı :
    Küçük kit halinde olan kamera içerisinde RF verici bulunuyor.Bu verici anten aracığı ile modüleli sinyali alıcıya gönderiyor ve alıcı tarafından algılanan sinyal demodüle edildikten sonra Video ve Audio çıkışlarından TV kartına yada televizyona veriliyor.Aşağıdaki şekilde bulunan kesik çizgiler RF sinyalini belirtiyor..

    Transistörlü Anahtarlama Devresi:
    Bu devreyi Robotu bilgisayardan kontrol etmek için yaptım.Transistörü burada anahtarlama elemanı olarak kullandım.Bilgisayar portundan sinyal gelince kollektör emiter arası kısa devre oluyor ve emiter kollektör arası bir akım akışı sağlanıyor.Transistörlerin kollektörlerini kumandanın yön butonlarına bağladım, bu şekilde porttan gelen sinyaller ile kumandayı kontrol ettim.

    Ultraparlak Ledli Aydınlatma Devresi:
    Bu aydınlatma sisteminde ultraparlak ledleri birbirine paralel bağladım , bu şekilde robot karanlık ortamlara girdiğindedede görüntüyü aktarabiliyor.

    Ve Robotun resimleri ..







  2. #2

    Default

    Merhaba greencrocodile . 30 Ağustos ZAFER Bayramı dendiğinde şu satırlar aklıma geliyor...

    Saat 05.00'e doğru gün ışımaya, sis dağılmaya ve dev tepeler yavaş yavaş belirmeye başladılar.
    Herkesin Ankara'da sandığı Başkomutan Kocatepe'de, ordusu¬nun başındaydı. Başıyla İsmet Paşa'ya işaret etti, İsmet Paşa Nurettin Paşa' yı uyardı. 1. Ordu Komutanı Nurettin Paşa telefonla kolordulara gerekli emri verdi.
    Önce bir tek top sesi duyuldu, mermisi koca Tınaz Tepe'ye düştü. Sonra bütün toplar düzenleme {tanzim) ateşi için gürlediler.
    05.30'da batarya komutanları zevk narası atar gibi emir verdiler:
    "Ateş!.."
    "Ateş!.."
    "Ateş!.."
    Tahrip ateşi başladı. Bu kesimde 200 kadar top vardı. Hazırlan¬mış ateş planına göre, Yunan mevzilerini, direnek merkezlerini, makineli tüfek yuvalarını, tel örgüleri, yeri bilinen Yunan toplarını ateş altına aldılar...

    -------------------------------------------------------------------------------------------------

    AHIR DAĞI' nın kuzey eteğine yakın Yörükmezarı adlı köyde bir kadın küçük bahçesine yayılmış tavuklara yem veriyordu. Dağ yolundan gelen bir uğultu duydu. Uğultu büyüyerek yaklaşıyor, yer titriyordu. Köpekler havlamaktan vazgeçip sindiler. Tavuklar ürküp kümes-lerine kaçtılar.
    Neydi ki bu?
    Birden dağın içinden kalpaklı süvariler çıkıverdiler.
    Kadın çığlığı bastı:
    "Bizimkiler! Kemal'in askerleri!"
    Baştaki subay seslendi:
    "Bacım, buralarda düşman askeri var mıdır?"
    "Yok! Tokuşlar Köyü'ne kadar rahat. Gâvurlar ondan sonra."
    Köylüler dışarı uğramışlardı. El sallıyor, sesleniyor, ağlıyor, dua ediyorlardı. Binlerce süvari, arkası kesilmeksizin sel gibi ovaya akı¬yordu.
    Köyün muhtarı şükür secdesine kapandı.
    Rezil işgal sona ermişti.


    -----------------------------------------------------------------------------------------------------

    Köylüler sevinç gözyaşları dökerek komutanların ellerini öpme¬ye koştular. Atlara, üzengilere sarılıyor, kızlar askerlerin üzerine çeyiz bohçalarından çıkardıkları mendilleri, çevreleri atıyor, kolonya serpi¬yorlardı.
    Kel Zeynel "İzmir ne güzelmiş" dedi.
    "İzmir daha ilerde."
    "Orası da böyle güzel midir?"
    "Daha da güzelmiş."
    "Allah Allah. Burdan güzel yer olur mu?"

    ------------------------------------------------------------------------------


    Yakup Şevki Paşa, "Ben tecrübesiz, kararsız, korkak bir asker değilim.." dedi kendine dargın bir sesle, "..ama ne iddia ettimse tersi çıktı. Neye karşı durdumsa mahcup oldum. Yahu, bu mucizenin sırrı ne?"
    Fevzi Paşa, Yakup Şevki Paşa'nın elini okşadı ve sorusunu cevapladı:
    "M. Kemal Paşa."
    CEPHEYE ÇAĞRILAN Halide Hanım ile Ruşen Eşref zorlukla Afyon'a yetişmişlerdi. İsmet Paşa, "Tam gününde geldiniz.." diye karşıladı, "..Başkomutan yaşanan olayları sizlerin yazmanızı istiyordu."
    Halide Hanım güldü:
    "Bu arada bunları da mı düşünüyor?"
    "O neden M. Kemal?"
    R. Eşref, "Gazi Paşa'ya görünmemiz gerekmez mi?" diye sordu.
    "Paşa cephede. 11. Tümen savaş idare yerine gidiyormuş."
    "Ateş hattı değil mi orası?"
    "Evet, ateş hattı."

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Yakup Şevki Paşa M. Kemal Paşa'nın önüne geçti. Elini uzattı:
    "Paşam! Sen haklı çıktın. Ver elini öpeyim."
    M. Kemal Paşa sarıldı:
    "Estağfurullah. Ben sizin ellerinizden öperim."
    "Bu zafer senin azmin sayesinde kazanıldı."
    "Hayır Paşam, milletin gayreti, sizin emeklerinizle kazanıldı. Bu zafer hepimizin."
    Yakup Şevki Paşa, "Sana son bir kez daha itiraz edeceğim." dedi, "..Hayır! Benim gibilere kalsa daha yerimizde sayıyorduk. Sen bu millete Allah'ın bir lütfusun."


    -------------------------------------------------------------

    İzmirliler bugün için sakladıkları bayrakları çıkarmışlardı. Her yer bayraktı. Genç kızlar pencerelerden süvarilerin başına çiçek, konfeti, gülsuyu serpiyor, gelin telleri atıyorlardı. Kaldırımları dolduran halk, ağlıyor, alkışlıyor, çılgınca bağırıyor, bazıları komutanların, sü-varilerin çizmelerini, özengilerini öpmeye çalışıyordu.

    ------------------------------------------------------------------------------------------------

    AKŞAM gazetesinin önü, itişen, çekişen, kaynaşan, bağıran İstanbullularla doluydu. Ordunun İzmir'e girdiğini yazan gazete kapışılıyordu. Manşet şöyleydi:
    "Elhamdülillah İzmir'e kavuştuk"

    -------------------------------------------------------------------------------------

    "İzmir'in dağlarında çiçekler açar
    Altın güneş orda sırmalar saçar..'.'


  3. #3

  4. #4

Similar Threads

  1. Bu robot her yere sığıyor-Solucan Robot
    By KPSS-2011 in forum Bilim ve Teknoloji haberleri
    CEvaplar: 0
    Son Mesaj: 30-11-11, 09:44
  2. CEvaplar: 1
    Son Mesaj: 17-11-08, 21:34
  3. 3 boyutlu görüntü veren LCD'ler geliyor
    By 20kentli in forum Bilim ve Teknoloji haberleri
    CEvaplar: 3
    Son Mesaj: 17-10-08, 14:43
  4. Hem ses hem görüntü var
    By 20kentli in forum Bilim ve Teknoloji haberleri
    CEvaplar: 0
    Son Mesaj: 14-04-08, 16:39
  5. Sihirli gözlükle cepten 70 ekran görüntü
    By mazkara in forum Bilim ve Teknoloji haberleri
    CEvaplar: 0
    Son Mesaj: 28-02-08, 16:14

Tags for this Thread

Bookmarks

Gönderme izinleri

  • Yeni Konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız.
  • Eklenti gönderemezsiniz.
  • Mesajlarınızı düzenleme izniniz yok.
  •